İşte Komplo Teorilerini Bir Kez Daha Alt Üst Eden, Almanların Coronavirüs İle İlgili 8 Yıl Önceki Raporu

Almanların coronavirüs ile ilgili 8 yıl önceki raporu

Coronavirüs salgınının önüne geçilemediği şu günlerde birçok komplo teorisi öne sürülmüş durumda ve de öne sürülmeye de devam etmekte. Son olarak Rockefeller Vakfı’nın öne sürdüğü raporda komplo teorilerine kapı aralanmıştı. Şimdi ise Almanlara ait, coronavirüs salgınının çıkışına dair bir rapor ortaya çıktı. İşte o raporun detayları…

Sözcü gazetesi, 2012 yılında Almanya’da Robert Koch Enstitüsü Başkanlığı’nda hazırlanan “Risk Analizi ve Halkı Koruma” başlıklı bir rapora ulaştı. Bundan sekiz sene önce Almanya Başbakanı Angela Merkel’e ve Alman Meclisi’ne sunulan rapor, bugün yaşadığımız kaotik günlerin bir projeksiyonunu çiziyor.

“Mutasyona uğrayıp pandemi haline gelecek”

İnsanı hayrete düşüren ifadelerin yer aldığı raporda, Kasım 2002’de Çin’in Guangdong eyaletinde ortaya çıkan ve daha sonra 29 farklı ülkeye yayılan SARS-CoV’un mutasyona uğrayıp, pandemi haline geleceği söyleniyor. 

Güneydoğu Asya’daki bir hayvan pazarından çıkacağı öngörülen yeni tip koronavirüsün insanların bağışıklık sistemini hızla çökerteceği ve dünya çapında binlerce insanın ölümüne neden olacağı öngörülüyor. Raporda çizilen projeksiyonda, Çin’den gelen Çinliler veya Çin’e giden 6 ile 10 Almanın bu hastalığı yayabileceği ve herkesin hastalığı 10 kişiye kadar bulaştıracağı belirtiliyor.

Almanların coronavirüs raporu
Almanların coronavirüs raporu

Mutasyona uğramış virüsün SARS-CoV’a kıyasla çok daha hızlı bir şekilde insanlara bulaşacağının söylendiği raporda, “Adını henüz koyamadığımız bu virüs, çok yüksek oranda ölümlere yol açacak. Belirtileri açısından Modi-SARS ile SARS CoV birbirine çok benzeyecek. Bir insandan diğerine bulaşması 5 gün sürecek. Virüs kapan kişide ise semptomları 2 ile 14 gün arasında ortaya çıkacak” ifadeleri yer alıyor.

“Semptomları bile doğru tahmin edilmiş!”

Sekiz yıl önce hazırlanan raporda, yeni koronavirüs hastalığının semptomları dahi doğru tahmin edilmiş. Yeni virüsün belirtilerinin; yüksek ateş, kuru öksürük, nefes darlığı, röntgen çekildiğinde akciğerlerde çeşitli bulgular, üşüme-titreme nöbetleri, kusma hissi, baş dönmesi ve kas ağrıları şeklinde olacağı söylenirken, hastalığın özellikle ileri yaşlardaki insanlarda ve kronik hastalığı olanlarda yüzde 10’lara kadar varan ölümlere neden olabileceği ifade ediliyor.

Raporda, yeni virüsün SARS’a çok benzeyeceği ancak sağlık sistemini derinden sarsıp sınırları zorlayacağı söyleniyor. Yeni enfeksiyonun üç dalga halinde etkili olacağını belirten raporda “En tehlikelisi ilk dalga olacak. Daha sonra bunu ikinci ve üçüncü dalgalar takip edecek. Böylece üç yıla yayılacak bir pandemi gerçekleşecek. Virüs bu sürede iki kez mutasyona uğrayacak. Bir kere bu hastalığı kapan, aynı virüsten 360 gün etkilenmeyecek. Ancak mutasyona uğramış halinden ve başka bir benzer virüsten olumsuz etkilenebilecek. Virüse karşı karantina önlemleri, okulların kapatılması, kalabalık yerlerde bulunma yasağı, yakın temas yasağı gerekli olacak” ifadeleri yer alıyor.

Coronavirüs Komplo teorileri
Coronavirüs komplo teorileri

Rapora göre, Modi-SARS olarak adlandırılan yeni virüsün ilk dalgası 1 gün ile 411 gün sürecek ve bu dalgada 29 milyon kişi virüs kapacak. İkinci dalga 462 ile 692 gün aralığında olacak ve 23 milyon Alman enfekte olacak. Üçüncü dalga ise 693 günden başlayıp 1052 güne kadar uzayabilecek ve 26 milyon kişiyi etkileyecek. 

“Yaşlılar risk kategorisinde.”

“Yaşlı insanlarda ölüm oranı, yüzde 50’yi bulabilir” denilen raporda, önlem alınmadığı takdirde 7.5 milyon insanın hayatını kaybedeceği öngörülüyor. Almanya Başbakanı Merkel’in, bilim insanlarının raporda sunduğu tavsiyelere kulak verdiği ve ülkedeki sağlık sistemini güçlendirip tüm önlemleri aldığı belirtiliyor. Sözcü gazetesinin aktardığına göre dün Merkel’in açıkladığı tüm önlemler, sekiz yıl önceki raporda aynen yer alıyor.

Alman yetkililerin paylaştığı verilere göre, ülkede yeni tip koronavirüs (COVID-19) nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı sayısı 123’e, vaka sayısı ise 29 bin 56’ya yükseldi. Almanya, bu sayılarla birlikte en çok vakanın görüldüğü ilk beş ülkeden birisi haline gelmiş oldu.